Giriş

Sitemize üye değilseniz şimdi ücretsiz kayıt olun!

Üye Adı: Şifre:
Parolanızı veya kullanıcı adınızı unuttuysanız buraya tıklayın!


Ana Sayfa Forumlar
Topic of the Moment General Discussion My Dear Diary English Games Fun and Jokes Teacher Anecdotes Make New Friends English Videos Movie Trailers Funny Videos Learning Videos Songs & Clips English News English Lyrics
İngilizce Testler Genel İngilizce İngilizce Dilbilgisi Kelime Bilgisi Okuma Becerileri Yazma Becerileri Dinleme Becerileri Konuşma Becerileri YDS & KPDS Hazırlık İngiliz Edebiyatı Amerikan Edebiyatı İngilizce Şiirler İngilizce Öyküler
Yardım Forumları Çeviri Forum (Yardım) Çeviri Forum (Pratik) Eğitim & Öğretim İngilizce Zümre Yıllık & Günlük Plan Dil Öğretimi Yabancı Diller Kişisel Gelişim Genel Kültür Sayısal Forum Üniversiteler & Yurtdışı Eğitim Öğretmen Anıları Atatürk Köşesi
Müzik & Video Serbest Bölge Serbest Sözlük Genel Sohbet Güncel Haberler Resimler Müzik Bölümü Komik Yazılar Kısa Öyküler Düz Yazılar Türkçe Şiirler Türkçe Videolar Türkçe Oyunlar Anketler Spor Islam & Quran
Üyelerle Röportaj Değerli Üyelerimiz Forum Gazetesi Özel Günler Sizin Yazılarınız Köşe Yazıları Sağlıklı Yaşam Bayanlara Özel Şehir Tanıtımları Dokümanlar (Kısıtlı) E-Kitap Arşivi HTML & PHP Sitemiz Hakkında Yönetim Masası (Kısıtlı) Arşiv Bölümü (Kısıtlı)
Kayıt Ol Giriş Yap Forum Kuralları Üyelik Sözleşmesi Gizlilik Sözleşmesi Biz Kimiz?
En Yeni CevaplarEn Yeni KonularBugün En Çok Yazanlar

Sitemizde görev almak için başvuru şartlarını okuyunuz...

Forumlarda yazışırken Türkçemize gereken özeni gösterelim ve imla kurallarına uyalım...


Cevap Gönder  Konu Gönder 

Sayfa (5): « İlk < Geri 1 2 3 [4] 5 İleri > Son »

Yazar Mesaj
SU
Vatan Bölünmez


Mesaj Sayısı: 3,598
Grup: Banned
Katılım: Aug 2006
Yer: ---
Cinsiyet: Female / Bayan
Seviye: Advanced
Durum: Çevrimdışı
MyMood: None

Mesaj: #25
RE: Eğitim Bilimleri

A. FREUD’UN PSİKO-(bu-kelime-sansurlendi)ÜEL GELİŞİM KURAMI

Freud kişilik gelişiminde yaşamın ilk altı yılına özel bir önem verir ve kişiliğin temellerinin bu yaşlarda atıldığını; kazanılan bu özelliklerin sonraki yıllarda değişmesinin çok zor olduğunu savunur.



1. ORAL DÖNEM ( DOĞUM -1,5 YAŞ )

Doğumdan sonraki ilk 1-1,5 yılı kapsayan oral dönemde ağız haz bölgesi, emme, çiğneme ve ısırma gibi davranışlar haz kaynağıdır.

Eline geçen nesneleri ağzına götürme eğilimi içindedir.

Oral dönemde bebeğin temel gereksinimlerinin zamanında karşılanmaması ve sağlıklı beslenmesi yetişkinlikteki bağımlılık ve güven düzeyini belirler. İleride sinirli ve gergin oldukların tırnak yemeleri gibi



2. ANAL DÖNEM (1,5-3 YAŞ)

Anal dönemde haz bölgesi anüs ve haz kaynağı anüsle ilişkili eylemlerdir.

Çocuklar bu dönemde hem bedenlerini hem de çevrelerini kontrol etmeye başlarlar.

Bu dönemde baskıcı, katı bir disiplin anlayışı yada tümüyle başıboş bırakmak bağımsızlık duygusunun gelişmesini geciktirir.

Katı bir tuvalet eğitimi ileride cimri, inatçı, dik kafalı olmasında etkilidir. Aşırı düzenlilik veya aşırı dağınıklık



3. FALLİK DÖNEM (3-6 YAŞ)

Fallik dönemde çocuklar cinsel organlarından haz aldıklarını fark ederler, cinsel organlarıyla oynamaktan hoşlanırlar.

Bu dönemde kız çocuk babaya, erkek çocuk anneye karşı cinsel bir yakınlık gösterir ve erkek çocukta odipus, kız çocukta elektra karmaşası yaşanır.

Cinsiyet farklarını fark etmeye başlar, cinsel konulara meraklıdır.

Merakı yüzünden cezalandırılan çocuklar, yetişkinlik döneminde uygun cinsel kimliği benimsemekte sorunlarla karşılaşırlar.



4. GİZİL (LATENS) DÖNEM (6-12 YAŞ)

Cinsel ilgiler yok olmamakla birlikte azalır.

Çocukların ilgisi ana babadan arkadaşlara yönelir.

Gizil döneme bir bağımlılık olmadığından yetişkinlikte bu döneme ait bir kişilik özelliği görülmez.



5. GENİTAL DÖNEM (12-18 YAŞ)

Genital dönem ilk dört psiko-(bu-kelime-sansurlendi)üel dönemin başarıyla yaşanmış olması durumunda sağlıklı bir şekilde atlatılır.

Cinsel ilgi karşı cinsten birine yönelir.

Özellikle fallik dönemde kişiliğe eklenen öğelerin niteliği, ergenlik dönemindeki gelişimin niteliğini belirler.



Not : Fallik dönem vicdan gelişiminin temelini oluşturur.

Not : Ahlaki gelişim ile kişilik gelişimi paralellik gösterir.


Güç ; bileğinizde ya da beyninizde değildir; güç , Yaratıcınıza yönelen çaresizliğinizde , kalbinizin temizliğinde ve isteklerinizin içten olmasında gizlidir.
25-11-2007 11:25 AM
Bu Üyenin Tüm Mesajları Alıntı Yaparak Cevapla
SU
Vatan Bölünmez


Mesaj Sayısı: 3,598
Grup: Banned
Katılım: Aug 2006
Yer: ---
Cinsiyet: Female / Bayan
Seviye: Advanced
Durum: Çevrimdışı
MyMood: None

Mesaj: #26
RE: Eğitim Bilimleri

ERİKSON’UN PSİKO-SOSYAL GELİŞİM KURAMI


Erikson kişiliğin oluşumunda biyolojik etkenlerin yanı sıra toplumsal etkenlerinde önemli olduğuna inanmaktadır.

Freud kişiliğin temellerinin ilk 6 yılda atıldığını savunurken Erikson, kişilik gelişiminin yaşam boyunca sürdüğünü savunmuştur.

1. TEMEL GÜVENE KARŞI GÜVENSİZLİK (0-1,5 yaş) (bebeklik) (oral dönem)

Doğumdan itibaren 1,5 yaş civarına dek devam eden dönemdir.

Bebeğin bakımını yapan kişilerin, bebeğin temel gereksinimlerini düzenli olarak karşılamaları durumunda temel güven duygusunun gelişmesi sağlanmış olur.

Annenin çocuğunu sevmesi, yakından ilgilenmesi çocuğun kendini değerli hissetmesini ve olumlu bir benlik geliştirmesini sağlar.

Eğer çocuğa bakan kişi, çocuğa aşina geliyorsa, tutarlı davranıyorsa ve davranışındaki tutarlılık süreklilik gösteriyorsa çocuğun güven duygusu edinmesi kolaylaşır.



2. ÖZERLİĞE KARŞI KUŞKU ve UTANÇ (1,5-3 yaş) (ilk çocukluk) (anal dönem)

Çocuk tümüyle başkalarına bağımlı olmaktan çıkıp kendi isteği doğrultusunda girişimlerde bulunmaya başlar.

Çocuk başkalarının yardımını reddederek yapmak istediklerini tek başına yapma davranışı gösterir.

Anne-babanın aşırı kontrolü ve baskısı çocuğun kendi yeteneklerinden şüphelenmesine ve yaptığı davranışlardan utanç duymasına neden olacaktır.



3. GİRİŞİMCİLİĞE KARŞI SUÇLULUK (3-6 yaş) (fallik dönem)

Çocuğun bağımsız hareket edebilme becerisi daha da geliştiğinden fiziksel ve sosyal çevreyi daha fazla araştırır.

Motor ve dil gelişimindeki ilerlemeler sonucu çok hareketli ve meraklı olan çocuğun bu hareketleri engellenir ve eleştirilirse çocuk yaptıklarının yanlış olduğunu düşünerek suçluluk duyguları yaşayabilir.

Anne-baba, çocuğa yapması ve yapmaması gereken davranışları tutarlı tutumlarla öğretmeleri ve kısıtlamaların mantıklı gerekçelerini açıklamalıdır.



4. BAŞARIYA KARŞI AŞAĞILIK DUYGUSU (6-12 yaş) (gizil-latens dönem)

Aşağılık duygusu dönemi okul yıllarını kapsar.

Çocuk bu dönemde kendisine ve yeteneklerine ilişkin olumlu tutumlar geliştirmelidir. Bunu başaramadığı takdirde aşağılık duygusu yaşayabilir.

Abartılı başarı beklentisine girmek, çocuğu başkalarıyla kıyaslamak, yaptıklarını beğenmeyip sürekli eleştirmek gibi davranışlar çocukta yetersizlik duygularına neden olur.



5. KİMLİK KAZANMAYA KARŞI KİMLİK KARMAŞASI (12-18yaş) (genital dönem)

Bu dönemde, fizyolojik, bilişsel ve sosyal alanlarda hızlı değişme ve gelişmeler yaşanır.

Ergen kendine yakın bulduğu kişileri taklit edecektir.

Ergeni yargılamadan kabul eden, ergenin sevgi ve güven veren insanların bulunduğu bir çevrede bulunması, sağlıklı bir kimlik geliştirebilmesi açısından çok önemlidir.

Bu evrede kimlik bulma sorunu çözülmezse kimlik karmaşası bunalımı yaşar.



6. YAKIN İLİŞKİLERE KARŞI YANLIZLIK (18-25 yaş)

Genç yetişkinlik yıllarında yaşanır.

Ergenlik döneminde kimliğini kazanan birey başkalarıyla ilişkiler ve dostluklar kurmak ister.

Yakınlık : Bireyin kendi bütünlüğünü koruyarak bir başkasının kişiliği içinde kendini bulmak anlamına gelir.

Bu dönemde yakın ilişkiler kurmada güçlük çekerse yalnızlık duygusu yaşayabilir.



7. ÜRETKENLİĞE KARŞI DURGUNLUK

Orta yaşlarda yaşanır.

Orta yetişkinlikte bireyden aile ve iş yaşantısı ile toplumsal rollerinde verimli ve yaratıcı olması beklenmektedir.

Erikson’a göre verimlilik, yaşlıların “ihtiyaç duyulma ihtiyacını” karşılayan her şey olabilir.

Yetişkinlikte bu gelişim görevlerini başaramayan bireyler kendilerine ve çevrelerine faydalı olamazlar ve durgunluk yaşarlar.



8. BENLİK BÜTÜNLÜĞÜNE KARŞI UMUTSUZLUK

Yaşlılık yıllarını kapsar.

Birey yaşamını gözden geçirdiğinde anlamlı ve doyumlu bir hayat geçirdiğini düşünüyorsa benlik bütünlüğü gelişir.

Geçmişini başarısızlıklarla dolu gören ve pişmanlıklar yaşayanlar umutsuzluk duygularına kapılırlar.


Güç ; bileğinizde ya da beyninizde değildir; güç , Yaratıcınıza yönelen çaresizliğinizde , kalbinizin temizliğinde ve isteklerinizin içten olmasında gizlidir.
25-11-2007 11:25 AM
Bu Üyenin Tüm Mesajları Alıntı Yaparak Cevapla
SU
Vatan Bölünmez


Mesaj Sayısı: 3,598
Grup: Banned
Katılım: Aug 2006
Yer: ---
Cinsiyet: Female / Bayan
Seviye: Advanced
Durum: Çevrimdışı
MyMood: None

Mesaj: #27
RE: Eğitim Bilimleri

AHLAK GELİŞİMİ .



A. PİAGET’İN AHLAK GELİŞİMİ DÖNEMLERİ

Piaget ahlak gelişiminin bilişsel gelişime paralel olarak hiyerarşik bir sıra ile dönemler içinde ortaya çıktığını savunur.



Dışa bağlı dönem:

Birey ahlaki yargılar bakımından başkalarına bağlıdır.

Yetişkinler tarafından konulan kuralları sorgulamadan kabul eder.

10 yaşına kadar koyulan kurallara sorgulamadan uyarlar, fakat kuralı koyan görmediğinde kuralı ihlal ederler.

Bir davranış ahlaki olarak değerlendirilirken yapanın niyeti göz önüne alınmaz.



Özerk dönem :

11 yaş ve sonrasındaki ahlaki değerlendirmeler içinde bulunulan koşullar dikkate alınarak yapılır.

Kuralların gereksinimler sonucu konduğu, gereksinimler değiştiğinde kurallarında değişebileceği anlaşılmaya başlanır.

Bu dönemde ahlaki yargılarda başkalarının değerlendirmelerinden çok bireyin kendi değerlendirmeleri önem kazanır.

Bir davranışın iyi yada kötü olduğuna karar verilirken davranışı yapanın niyetine de dikkat edilir.

KOHLBERG AHLAK GELİŞİMİ



İkilemlere verilen cevaplarda kararın doğru yada yanlışlığı üzerinde durulmamakta, verilen soruna çözüm bulunurken bireyin kullandığı dayanak noktaları incelenmektedir.

Çocukların çoğu gelenek öncesi düzeyin davranışlarını gösterir ancak bu, yetişkinlerin bu düzeyde olamayacakları anlamına gelmez.



1. Gelenek öncesi düzey

Bu düzey çocuk için otoritenin koyduğu kurallar önemlidir.

Birey kendi gereksinimlerini doyurmayı ön plana alır.

Piaget’in dışa bağlı döneminin özelliklerini kapsar.



a) İtaat ve ceza eğilimi

· Çocuklar otoritenin koyduğu kurallara uyarlar ve ceza görecekleri davranışları yapmaktan kaçınırlar.

· Kural koyan yada denetleyen ortada yoksa, kişi kuralı çiğnemekte bir sakınca görmez.

· Genel olarak olayların dış görünüşüne ve meydana gelen zararın büyüklüğüne göre karar verirler. Olayın gerisindeki nedeni önemli değildir.

b) Saf çıkarcı eğilim (araçsal ilişkiler eğilimi)

Ben merkezcidir.

Bireyin temel güdüsü kendi gereksinimlerini doyurmaktadır.

Bu evredeki kişi karşılığında bir iyilik görecekse başkasına iyilik yapar.

Bir davranış kişi için yararlı ise o davranışın doğru olduğu düşünülür.







2. Geleneksel düzey

Gelenek öncesi düzeyden geleneksel düzeye geçişte en önemli bilişsel ayırt edici özellik rol alma yada empati kurma becerisidir.

Diğer insanların ve grupların gereksinimleri dikkate alınır.

Toplumsal değerler benimsenir.

Sosyal düzeni koruma ve destekleme eğilimi gösterilir. Bu nedenle bazen birey grubun ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarından daha fazla önemseyebilir.



a) İyi çocuk eğilimi (kişiler arası uyum)

Kişi için aile gibi gruplardan onaylanmak çok önemlidir.

Ahlaki değerlendirmelerde artık başkalarının duygu düşünceleri göz önüne alınır.

Kişinin temel güdüsü grup tarafından kabul edilme olduğundan, kişinin gruptan bağımsız olarak davrandığına pek rastlanmaz.



b) Kanun ve düzen eğilimi

Bu evrede temel güdü toplumsal düzeni korumaktır.

Toplumsal kurallara ve yasalara uygun davranılır.

Kanunlara sorgulamadan uyulur, kanuna aykırı davranışlar hoş karşılanmaz.

Toplumsal sorumluluklar almaya önem verilir.



3. Gelenek sonrası düzey

Kendine özgü ahlak ilkeleri geliştirir.

Ahlaki değerlendirmeler tüm koşullar dikkate alınarak insan hakları çerçevesinde yapılır.

Evrensel değerlere uymayan yasal düzenlemeler eleştirilir ve değiştirilmesi için uğraş verilir.



a) Sosyal anlaşmalara ve yasalara uyma eğilimi

Yasaların sosyal düzeni korumak için gerekli olduğuna inanılır.

Gereksinimleri karşılamayan yasaların değiştirilebileceği ilkesi benimsenir.

Yasalar ve yasaların uygulanışı temel hak ve özgürlükler çerçevesinde eleştirel bir yaklaşımla incelenir.



b) Evrensel ahlak ilkeleri

En üst ahlak gelişim evresidir.

Birey yasalardan tamamen bağımsız olarak kendi oluşturduğu ahlak ilkelerine uygun olarak davranır.

Bu ilkeler insan hakları, adalet, eşitlik gibi üst dizey evrensel değerler temel alınarak geliştirilir.

Bu evredeki birey kendi ilkeleriyle bağdaşmayan yasalara uymayabilir.

Adalet kanunun üstündedir.



Kohlberg’in Ahlak Kuramının Sınırlılıkları

En önemli sınırlılığı, gerçek davranışı gözlemekten çok, ahlaki usavurma ile ilgilenmesi olmuştur.

Bulgularını tüm insanlara genellemiştir. Fakat sadece erkekler üzerinde araştırmıştır.



Carol GILLIGAN’ın Ahlak Gelişimine İlişkin Görüşleri

Kohlberg’in ahlak gelişim aşamalarının kesin ve evrensel olmadığını savunur.

Kohlberg’in tersine kızların herhangi bir yetersizlik nedeniyle düşük düzeyde olmadıklarını savunur.

Üçüncü aşamadaki başkalarına iyilik ve yardım etme vb. özellikler çoğu toplumlarda kızlardan beklenen özelliklerdir. Kızların bu beklentiyi karşılama ve onay görme çabası içinde olmalarından bu dönemi aşmamış gibi görünmelerine sebep olduğunu söylemiştir.

Gilligan’a göre, ahlak gelişiminde önemli olan şey, Kohlberg’in belirttiği gibi bir sonraki gelişim düzeyine ulaşmak değil, ahlak sevgisi kazanmaktır.


Güç ; bileğinizde ya da beyninizde değildir; güç , Yaratıcınıza yönelen çaresizliğinizde , kalbinizin temizliğinde ve isteklerinizin içten olmasında gizlidir.
25-11-2007 11:26 AM
Bu Üyenin Tüm Mesajları Alıntı Yaparak Cevapla
SU
Vatan Bölünmez


Mesaj Sayısı: 3,598
Grup: Banned
Katılım: Aug 2006
Yer: ---
Cinsiyet: Female / Bayan
Seviye: Advanced
Durum: Çevrimdışı
MyMood: None

Mesaj: #28
RE: Eğitim Bilimleri

Ahlak Gelişimi Kavramalarının Eğitime Yansıması

Küçük çocukların bilişsel yapıları, kuralları ve ahlak ilkelerini anlamaya yeterli değildir. Bu nedenle kuralları birlikte uygulayarak, yaşayarak benimsetmek gerekir.

Okul öncesi dönem çocuklarındaki kural yokluğu “yaramazlık” olarak nitelendirilmemelidir. Bilişsel yapılarına uygun yollarla kuralları öğrenmelerini sağlayacak ortamlar hazırlanmalıdır.



. TOPLUMSAL (SOSYAL) GELİŞİM .



Bireyin toplumsal gelişimi, toplum bütünlüğü içindeki ilişkileri ve yaşantılarda olumlu değişmeleri ifade eder.

Toplumsallaşma, birey ve toplum arasındaki etkileşime dayalı iletişim dizgesidir.

Toplumsallaşma, kişinin içinde bulunduğu grup yada kültürün davranış kalıplarını öğrenmesiyle gerçekleşir.

Toplumsallaşma sayesinde çocukların davranışları düzene girer ve denetim altına alınır.

Toplusallaşma çevre uyumuna yardımcı bilgi ve becerileri kazandırır; kişisel gelişime katkıda bulunur.

Toplumsallaşma, toplumsal yaşantı ve düzenin sürekliliğini sağlar.



1. Bilinçli Otorite

Açık ölçütler vardır ve çocukların olgun davranmasını beklerler.

Kurallara mutlaka uyulmasını isterler. Nedenini de açıklarlar.

Çocukları sözel iletişim konusunda cesaretlendirirler.

Anne baba sevgisini ılımlı bir şekilde gösterir.

2. Baskıcı Otorite

Anne baba daima serttir.

Sadece çocuğun itaati belenir.

Sert disiplin kuralları vardır.

3. Aşırı Hoşgörülü Tutum

Çocuğun her istediği yapılır.

Ceza azdır.

Uyulması gereken kural azdır.

Çocuğa karşı tutarsız tepki verilir.


Güç ; bileğinizde ya da beyninizde değildir; güç , Yaratıcınıza yönelen çaresizliğinizde , kalbinizin temizliğinde ve isteklerinizin içten olmasında gizlidir.
25-11-2007 11:26 AM
Bu Üyenin Tüm Mesajları Alıntı Yaparak Cevapla
SU
Vatan Bölünmez


Mesaj Sayısı: 3,598
Grup: Banned
Katılım: Aug 2006
Yer: ---
Cinsiyet: Female / Bayan
Seviye: Advanced
Durum: Çevrimdışı
MyMood: None

Mesaj: #29
RE: Eğitim Bilimleri

Toplumsal İlişkilerin Geliştirilmesinde Arkadaş İlişkileri

Çocuklar, fiziksel, toplumsal becerinin öğreniminde birbirlerine yardımcı olur.

Özsaygının gelişimini sağlarlar.

Saldırgan davranışları destekler yada önlemeye çalışırlar.

Oyun ve Toplumsal Becerilerin Rolü

Piaget’e göre, oyundaki etkin deneme ve yineleme, çocukların yeni durumları ve yaşantıları özümsemesine olanak sağlar.

Erikson’a göre, çocuk oyunda çevreyle baş etmeyi öğrenir. Oyunda çocuğun toplumsal yaşamı biçimlenir.


Güç ; bileğinizde ya da beyninizde değildir; güç , Yaratıcınıza yönelen çaresizliğinizde , kalbinizin temizliğinde ve isteklerinizin içten olmasında gizlidir.
25-11-2007 11:26 AM
Bu Üyenin Tüm Mesajları Alıntı Yaparak Cevapla
SU
Vatan Bölünmez


Mesaj Sayısı: 3,598
Grup: Banned
Katılım: Aug 2006
Yer: ---
Cinsiyet: Female / Bayan
Seviye: Advanced
Durum: Çevrimdışı
MyMood: None

Mesaj: #30
RE: Eğitim Bilimleri

DUYGUSAL GELİŞİM .



Duygu: Belirli nesne, olay yada kişilerin iç dünyasında uyandırdığı izlenimlerin yansımasıdır.

Sevgi: Kişi yada varlığı derin kişisel bağlanmayı içeren güçlü bir duygudur.

Sevinç: Hoşnutluk ve doyum duygusudur; zihin rahatlığı hissedilmesidir.

Acı ve Üzüntü: Umutsuzluk ve büyük bir boşluk duyulmasıdır.

Korku: Tehlike, dehşet, kaygı, ürkme, şiddet ve panik gibi durumların ortaya çıkardığı duygudur.

Öfke: Yoğun bir kızgınlık duygusunun dışa vurumudur. Korkunun yavaş ilerledikçe yoğunluğu azalırken, öfkenin gerek dışa vurumu, gerekse yoğunluğu artar.

Kıskançlık: Bir kişinin üstünlük gösterdiği yada sevilen birisinin başkasıyla ilgilendiği kanısına varılınca takınılan tavır olarak kendini gösteren duygudur. 10-12 yaşlarında yoğun görülür.



Duyguları Etkileyen Unsurlar

Olgunlaşma: Beyin ve beden olgunlaştıkça, çocuğun duygusal yapısı da daha karmaşık duruma gelir.

İç salgı bezleri: Hipofiz, tiroid ve böbrek üstü bezi duyguları ve davranışları önemli ölçüde etkiler.

Çevre: Çocuğun kendini güvende bulup, başkalarına karşı güven duygusu geliştirebileceği bir ortam, sağlıklı bir duygusal gelişime yardım eder.

Dil ve iletim becerileri: Sözel beceriler geliştikçe duygular üzerinde daha çok konuşurlar.

Toplumsallaşma: Duygusal tepkiler, toplumsal etkileşimlerin ürünüdür.

Kişilik ve mizaç: Duygusal etkileşimin niteliği, bireysel farklılıklardan, yaşam deneyimlerinden, yetişme biçiminden etkilenir.

Güdülenme: Bireyi belirli koşullarda belli bir davranışa iten içsel bir istek halidir.



Duygusal Gelişim Aşamaları

1. Bebeklik Döneminde Duygusal Gelişim

Anne çocuğun enerji, güç ve güvenlik kaynağıdır.

Duygular çocuğun dil sistemini oluşturur.

İlk yıllardaki duygusal ve bilişsel gelişim arasında yakın bir ilişki vardır.

Çocuğun toplumsal ve duygusal yönden sağlıklı gelişebilmesi için, bu dönemde anne babasına güvenle bağlanmış olması önem taşır.

2. İlk Çocukluk Döneminde Duygusal Gelişim

Çocuğun aile ortamında günlük yaşam deneyimlerini kazandığı dönemdir.

Çocuğun, annesinin duygusal desteğine olan ihtiyacı devam eder.

Duygusal denetim biçimlenmeye başlar, ancak çocuk güçlü duyguları dışa vurmaktan çekinmez.

Çocukta utanç, kuşku gibi özelliklerin gelişmesi için, baskıcı ve aşırı koruyucu davranmamak gerekir.

3. Okul Çağında Duygusal Gelişim

İlişkilerinde başkalarının yardımına bağımlıdır.

Çocuğun yaptığı işler desteklenmeli, alışkanlık duygularını geliştirecek ve pekiştirecek fırsatlar verilmelidir.

4. İlk Ergenlik Döneminde Duygusal Gelişim

Bu dönemde ergen soyut düşünceye doğru ilerler.

Kendi cinselliğine karşı duyarlı olmaya başlar.

Bu süreçte gerçek duygularını paylaşmaktan çekinme eğilimi içindedir.

5. Son Ergenlik Döneminde Duygusal Gelişim

Çevresiyle daha içli dışlı ilişkilerin ve yeni duygusal bağlantıların kurulmaya çalışıldığı bir dönemdir.

Kendini daha bağımsız hissetmesi, duygusal yönden huzursuzluk ve bunalımların da azalmasına neden olur.



Duygusal Bağlanma Kuramları

1. Etholojik Kuram

Bowlby:

Çocukta uzun bir bağlılık dönemi olduğunu ileri sürmüştür.

Çocuğun ağlama, gülümseme, ses çıkarma davranışlarını bağlanma olarak nitelendirmiş, sebebinin de annenin ilgisini çekmek olarak açıklamıştır.

Bebekler 6 aylıktan başlayarak gerçek bir bağlanma duygusu oluşturur.

Yabancı korkusu yada ayrılık kaygısı 5-6 aylık olmadan görülmez, 12-16 aylıktan sonra da azalmaya başlar.

Ainsworth:

Çocukta bağlanmanın gelişiminde etholojik kurama göre değişik aşamalar görmüştür.

1.aşama: Çocuk, başka kimselere karşı eşit biçimde tepki ve değişmez nitelikte davranış biçimleri sergiler.

2.aşama: 6-7 aylık oluncaya kadar çocuk, annesinin yanında 1-2 kişiye ayrımcı davranır.

3.aşama: 7 aylıktan 2 yaşına kadar anneye olan yakınlığını arttırır; bunu, ona sarılarak, izleyerek gösterir.

2. Toplumsal Öğrenme Kuramı

Etholojik kuramda, çocuğun anneye bağlılığı bir gelişme olarak görülürken, toplumsal öğrenme kuramında bu bağlılık koşullanma ile açıklanmaktadır.

Anneye bağlanmanın gücü, annenin çocuğu herhangi bir kimseden daha fazla pekiştirme davranışları içinde olmasına bağlıdır. Bu şekilde çocukta bağımlılık eğilimi gelişmiş olur.


Güç ; bileğinizde ya da beyninizde değildir; güç , Yaratıcınıza yönelen çaresizliğinizde , kalbinizin temizliğinde ve isteklerinizin içten olmasında gizlidir.
25-11-2007 11:27 AM
Bu Üyenin Tüm Mesajları Alıntı Yaparak Cevapla
incimiz
Senior Member
***
Members

Mesaj Sayısı: 366
Grup: Members
Katılım: Nov 2007
Yer: Ankara
Cinsiyet: Female / Bayan
Seviye: Beginner
Durum: Çevrimdışı
Rep Gücü: 8
MyMood: None

Mesaj: #31
RE: Eğitim Bilimleri

elektra kompleksi :kızların ilk gördükleri, birlikte yaşadıkları erkek olan babalarına karşı bilinçaltında tanımsız bir aşk, sevgi, dürtü bulundurdukları ve ileride birlikte olacakları erkekte babalarının özelliklerini aramaları, babalarına benzer erkeklerle birlikte olmaları olarak tanımlanabilecek teori.


Sitemize üye olmadan bağlantıları göremezsiniz. Lütfen Giriş yapın veya Kayıt olun...


"Hakikati konuşmaktan korkmayınız."


Sitemize üye olmadan bağlantıları göremezsiniz. Lütfen Giriş yapın veya Kayıt olun...

25-11-2007 12:05 PM
Bu Üyenin Tüm Mesajları Alıntı Yaparak Cevapla
incimiz
Senior Member
***
Members

Mesaj Sayısı: 366
Grup: Members
Katılım: Nov 2007
Yer: Ankara
Cinsiyet: Female / Bayan
Seviye: Beginner
Durum: Çevrimdışı
Rep Gücü: 8
MyMood: None

Mesaj: #32
RE: Eğitim Bilimleri

oedipus kompleksiTounguesikanaliz teorisine göre erkek çocuğun annesine karşı duyduğu cinsel istek ve bu sebeple babaya karşı duyduğu nefret olarak tanımlanan davranış bozukluğu. (freud)


Sitemize üye olmadan bağlantıları göremezsiniz. Lütfen Giriş yapın veya Kayıt olun...


"Hakikati konuşmaktan korkmayınız."


Sitemize üye olmadan bağlantıları göremezsiniz. Lütfen Giriş yapın veya Kayıt olun...

25-11-2007 12:06 PM
Bu Üyenin Tüm Mesajları Alıntı Yaparak Cevapla
Sayfa (5): « İlk < Geri 1 2 3 [4] 5 İleri > Son »
Cevap Gönder  Konu Gönder 

Yazdırılabilir Bir Versiyon Görüntüle
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Üye Ol | Konuyu Favorilerime Ekle

Forumlar Arası Geçiş